Brezilya’nın Pernambuco eyaletine bağlı Itamaraca adasında yaşayan sanatçı Edna ve kızı Maria Gabrieli Dantas, çevresel bilinci ve yaratıcılıklarını bir araya getirerek ilham verici bir başarıya imza attı. İki yıl süren titiz bir çalışmanın sonucunda, plajlardan ve çevreden topladıkları atık malzemeleri kullanarak kendilerine eşsiz bir yaşam alanı kurdular.
Koronavirüs pandemisinin getirdiği kapanma döneminde başlayan bu proje, Edna ve Maria’nın adanın sahillerine her gün vuran atıkları değerlendirme fikriyle doğdu. Çevre aktivizmi olarak adlandırmadıkları, ancak doğal bir yaşam biçimi olarak benimsedikleri bu süreçte, yaklaşık 8.000 cam şişe, eski ahşap paletler ve çeşitli hurda eşyalar biriktirildi. Bu malzemeler, onların “Casa de Sal” veya “Tuz Evi” adını verdikleri sıradışı evin temelini oluşturdu.
Evin inşa süreci ve ilk yaşam deneyimleri hiç de kolay olmadı. Maria Gabrieli Dantas, o günleri şöyle anlatıyor: “Geleneksel bir banyomuz yoktu ve bulaşıkları lavaboda yıkıyorduk. Ama başarmak istediğimiz şeyden ve hedefimizden asla vazgeçmedik.” Yaklaşık bir buçuk yıl süren zorlu koşullara rağmen, anne ve kız azimle çalışarak modern konforlardan uzak, ancak doğayla bütünleşik bir ev yarattılar.
Bugün “Tuz Evi”, sadece mimari bir başarı değil, aynı zamanda atıkların dönüştürülerek ne denli değerli bir kaynağa dönüşebileceğini gösteren güçlü bir örnek teşkil ediyor. Dünya genelinden ziyaretçileri ağırlayan bu yapı, sürdürülebilir bir yaşam tarzını teşvik ederken, yaratıcılık ve kararlılıkla nelerin başarılabileceğinin de bir simgesi haline geldi.

